Aşık Veysel İn Hayatı

Aşık Veysel İn Hayatı, Âşık Veysel kimdir hayatı kısaca?, Âşık Veysel 2 gözünü nasıl kaybetti?, Âşık Veysel kime âşık?, Âşık Veysel nasıl keşfedildi?, Âşık Veysel Alevi mi değil mi?


Âşık Veysel kimdir hayatı kısaca?

Âşık Veysel Şatıroğlu, 1894 yılında Sivas Vilayeti'nin Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Şatıroğlu'ndan önceki soyadı Ulu'dur. Annesi Gülizar, babası "Karaca" lakaplı Ahmet adında bir çiftçiydi. Veysel'in iki kız kardeşi, yörede yaygınlaşan çiçek hastalığına yakalanarak yaşamlarını yitirdi.

Âşık Veysel 2 gözünü nasıl kaybetti?

Yedi yaşına geldiğinde Sivas'ta çiçek hastalığı salgını ortaya çıktı. Aşık Veysel de çiçek hastalığına yakalandı ve sol gözünü kaybetti. Bundan kısa bir süre sonra diğer gözünü de kaybetti. İki gözünü de kaybeden Aşık Veysel asla yılmadı.

Âşık Veysel kime âşık?

Veysel ortalarda kalır' diye onu Esma adlı bir kızla evlendirirler. Sözde acıları dindirecek, Veysel'e sahip çıkacak bir eştir Esma. Oysa o, Veysel'in acılarını çoğaltmıştır. Veysel'in, Esma'dan iki çocuğu olmuştur.


Âşık Veysel nasıl keşfedildi?

Âşık Veysel'in hayatında yeni bir dönemin başlangıcı ise Sivas Millî Eğitim Müdürü Ahmet Kutsi Tecer'le tanışması olmuştur. 1931 yılında Tecer'in Sivas'ta düzenlediği Sivas Halk Şairleri Bayramı'na katılan Âşık Veysel, saz şairliğini kamuoyuna duyurmuştur.

Âşık Veysel Alevi mi değil mi?

Alevi ve Bektaşi geleneğine mensup halk ozanlarından biri olan Âşık Veysel, âşık edebiyatının geleneksel bütün unsurlarını şiirinde barındıran, yirminci yüzyılın bu alandaki en önemli temsilcilerinden birisidir.

Âşık Veysel neden bu kadar önemli?

Şiirleri konu bakımından zengin çeşitlilik gösteren Veysel, Yunus Emre'nin etkisindeki şiirlerinde halk kültürünün mayasına karışan yönleriyle tasavvuftan izler sunarken, Türk edebiyatının ve saz şiiri geleneğinin büyük ustalarından biri olarak, kendisinden sonra gelenleri etkiledi.

Aşık Veysel mezarı nerede?

Veysel Şahbazoğlu, 1979 yılında kan davası yüzünden cinayet işler. Bu cinayetten sonra cezaevine düşer ve artık sanatında da cezaevi günleri başlar. Bu çalışmada, Âşık Veysel Şahbazoğlu'nun cezaevi günlerinin, cezaevinde yazdığı şiirlerine yansıması incelenmiştir.

Aşık Veysel hapse girdi mi?

Ayrıca yöre ozanları da zaman zaman babası Şatıroğlu Ahmet'in evine uğrar, çalıp söylermiş. Merakla dinlermiş bunları Veysel. Komşuları Molla Hüseyin de sazını düzenler, kırılan tellerini takarmış. İlk saz derslerini babasının arkadaşı olan Divriği'nin köylerinden Çamışıhlı Ali Ağa'dan (Âşık Alâ) almış.

Aşık Veysel nasıl aşık oldu?

Çocukluğu ve gençliği köyde geçmiştir. Veysel, iki iki kere evlenmiştir.

Âşık Veysel nerede vefat etti?

İlk evliliğini 1919'da Esma Hanım ile yapan Veysel Şatıroğlu, annesini ve babasını 1920'de kaybetti. Eşinin kendisini terk etmesi üzerine 1928'de Gülizar Hanım ile evlenen Şatıroğlu'nun, Zöhre, Ahmet, Hüseyin, Menekşe, Bahri, Zekine ve Hayriye adlarında 7 çocuğu dünyaya geldi.

Âşık Veysel kaç eşi vardı?

Veysel'in iki kız kardeşi, yörede yaygınlaşan çiçek hastalığına yakalanarak ölmüştür. Daha sonra Aşık Veysel de yedi yaşında aynı hastalıktan dolayı iki gözünü de kaybetmiştir. Aşık Veysel o yılları şöyle anlatır; "Çiçeğe yatmadan evvel anam güzel bir entari dikmişti.

Âşık Veysel kaç tane çocuğu var?

Mehmet Veysel Şatıroğlu'dur. Sivas'ın Sivas Merkez ilçesine bağlı Sivrialan köyünde doğmuştur. Âşık Veysel, köyünde doğuştan kör olarak dünyaya gelmiştir. Babası köyde saz çalan bir aşık olduğu için müzikle erken yaşlarda tanışmıştır.

Âşık Veysel neden görmüyor?

Âşık Veysel, cumhuriyetin 10. yılında Atatürk için bir destan yazmış. Bunu, yaşadığı nahiyede çalmış söylemiş. Nahiye Müdürü “Sen bunu Gazi'ye gönder” diye akıl vermiş. Veysel de “Ben kendim götürürüm” deyip yola düşmüş.

Âşık Veysel doğuştan mı?

Türk halk ozanı Aşık Veysel, Avşar boyunun Şatırlı obasına mensup olduğu için bu soyadını almıştı. Aşık Veysel Şatıroğlu, 1894 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde doğdu.

Âşık Veysel Atatürk ile neden görüşmedi?

ismi edebiyatımıza kazandırmıştır. Bu önemli isimlerden biri de Âşık Veysel'dir. gördüğü için gelenek hâline gelmiş ve zamanla bir “âşıklık geleneği” oluşmuştur. “dedim-dedi” tarzı şiir söyleme özelliklerine sahip olmadığı görülmektedir.